Türkiye’de tasarım ekipleri genelde iyi niyetle, yüksek eforla ama dağınık çalışıyor. Herkes koşturuyor, işler yürüyor gibi görünüyor ama geride kalan şey çoğu zaman sürdürülebilir bir sistem olmuyor.
Bu anlatı, “DesignOps nedir, nasıl yapılır?” anlatısı değil. Asıl soru şu: Türkiye iş kültürü içinde tasarım ekipleri neden sistemli çalışamıyor?
Kültürel alışkanlıklar, ekonomik gerçekler, kısa vadeli beklentiler ve “kişilerle iş yürütme” ya da “insanları hafıza yapmak” gibi refleksler tasarım ekiplerini nasıl etkiliyor? Sistem kurulmadığında neleri kaybediyoruz, kurulduğunda neler gerçekten değişiyor? DesignOps neden bizde çoğu zaman bir ihtiyaç değil de “lüks” gibi algılanıyor?